ARTIK SÖZLER DEĞİL, ÖLÜMLER SON BULMALIDIR!
1 Eylül 1939, İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıç tarihi. Hitler faşizminin Polonya’yı işgaliyle başlayan bu tarihten sonra 6 yıl süren ve 2 Eylül 1945’te sona eren II. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nda 22 milyonu Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği vatandaşı olmak üzere, 54 milyon insan hayatını kaybetti. Yine milyonlarca insan sakat, yaralı, aç ve sefil yaşamak zorunda kaldı. Kızıl Ordu’nun direnişi ve Sovyet halkının mücadelesi savaşa son verdi. Kapitalist dünyanın etkisiz kılınarak savaş karşıtı bir bloğa çekilmesi ve dünya halklarının dayanışmasıyla 1945’te Moskova önlerinde durdurulmasından ve Hitler ordularının yenilmesinden sonra, insanlığa büyük acılar yaşatan savaşların bir daha yaşanmaması dileğiyle savaşın başladığı tarih olan 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak ilan edildi.
Ancak başta ABD olmak üzere emperyalist ülkeler kana doymadılar. Daha II. Dünya Savaşı’nın fiilen bittiği günlerde ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarıyla Japonya’da 250 bin kişi hayatını kaybetti. Yüz binlerce insan sakat kaldı. ABD, SSCB’nin dünya halkları nezdinde kazandığı büyük saygınlığı hazmedemeyeceğini ve önümüzdeki yıllarda başlatılacak yeni bir rekabet ve çatışmanın ilanı olmak üzere Japonya’ya attığı bombayla birlikte “soğuk savaşı” da ilan etmiş oldu.
Paylaşım savaşlarının kirli tarihi bugün de ne yazık ki aynı vahşeti ile devam etmektedir. ABD emperyalizminin başını çektiği dünyanın egemenleri, enerji kaynaklarına ve yollarına hakim olma hırslarını ve saldırganlıklarını, “özgürlük ve demokrasi” sözcüklerinin ardına gizleyerek, Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmeye devam etmektedirler.
Emperyalizmin hegemonya savaşının parçası olarak gelişen bu saldırılar Irak, Libya ve Afganistan’dan sonra bugün Suriye üzerinden devam etmekte, etnik ve dini farklılıklar körüklenerek halklar birbirine düşman edilmekte, ülkelerin ve halkların tarihi, gelecekleri ve birarada yaşama umutları yok edilmektedir.
Bizler, “Barış içinde bir dünya ve Türkiye mümkündür!” diyoruz. Mücadele ruhumuzun bizlere kattığı güvenle bu inanca sahip çıkıyoruz. Artık kimsenin ölmediği, bombalardan ve silahlardan temizlenmiş bir ülke, bir dünya istiyoruz. Çağrımız, toplumsal hayatın tüm noktalarında ülkemizde ve Ortadoğu bölgesinde barışı mümkün kılacak, bir arada yaşam duygularını güçlendirecek somut adımların artık derhal hayata geçirilmesi sorumluluğunu üzerinde taşıyan örgütlü, örgütsüz tüm insanlaradır.
Arakanda ki Müslüman kardeşlerimiz başta olmak üzere, Dünyada ki tüm müslüman kardeşlerimizin,soydaşlarımızın, mazlumların,gariplerin ve çaresizlerin kurtuluşuna çare olması temennisiyle;
Devletin dini adalettir. Hz.Ali (Radiyallahuanh)
Bir saat Adaletle hükmetmek bir yıl ibadet yapmaktan daha hayırlıdır…Hz.Muhammed (s.a.v)”
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, terörden arınmış bir dünyada, mutluluğa, huzura, sevgiye, hoşgörüye, kardeşliğe ve evrensel barışa hep beraber kucak açalım!.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Adınızı Giriniz